Çanakkale Zaferi Koşusu’nun kazananı Bay Mırık
Çanakkale Zaferi Koşusu (G1/DHT) saat 16.30’da başladı.
3 yaşlı safkan Arap taylarına mahsus yılın en önemli mücadelelerinden Çanakkale Zaferi Koşusu’nda Kaya Atçılık Ltd.Şti.’nin yetiştirdiği, Selim Kaya’nın da sahibi olduğu Bay Mırık (Şahinter – Nuriş / Joker) jokeyi Mehmet Kaya idaresinde zafere uzanan isim oldu. Velat Karakuş antrenesindeki kır erkek tay için 1600 metre çim pistte bitiriş derecesi 1.46.79 olarak sonuçlandı.
Yarışı izlemek için tıklayınız. (tjk)

ÇANAKKALE ZAFERİ
Çanakkale Zaferi, Osmanlı Devleti’nin de katıldığı Birinci Dünya Savaşı’nda
kazandığımız muharebelerden biridir.
28 Temmuz 1914 de başlayan Birinci Dünya Savaşı devam ederken 18 Mart 1915
günü, dev bir İngiliz – Fransız donanması Çanakkale Boğazı’ndan girmişti. Çağın bu
en büyük donanması on altı zırhlı savaş gemisi, dokuz mayın tarama gemisi, onlara
eşlik eden muhriplerle birlikte emniyet gurubu, bir uçak gemisi, zırhlı ve muhriplerin
himayesinde on yedi nakliye gemisinden oluşuyordu. Bu dev donanma Çanakkale
Boğazı’ndan girmiş ama dev bir savunma ile durdurulmuş, Çanakkale Boğazı’nı
geçememişti. Sahilde konuşlanmış Türk topçusunun susturulamayan ve ortamı
cehenneme çeviren ateşine, Nusrat mayın gemisinin döşediği ve önceden
bilemedikleri mayınlara yenik düşerek, yedi saat sonra geri çekilmişlerdi.
Bu deniz muharebesinin kahramanları dünya savaş tarihindeki onurlu yerlerini
aldılar. Mecidiye Tabyası’nda, “ancak düşman karşısında tüy gibi hafif olan” iki yüz
on beş okka mermiyi sırtlayarak topun namlusuna süren Seyit Onbaşı…
Düşmanların “delilik” olarak nitelendirdikleri kahramanlıkla Erenköy Koyu’na, kıyıya
paralel olarak, yüzer metre aralıklı, su seviyesinin dört buçuk metre altına, yirmi altı
mayını yerleştiren Nusrat mayın gemisinin komutanı Önyüzbaşı Hakkı Bey…
Bundan sonra kara muharebeleri süreci başlar. Çanakkale’nin savunması için 24
Mart 1915 de, Mareşal Liman Von Sanders komutasında Beşinci Ordu kurulur.
Kurmay Yarbay Mustafa Kemal On dokuzuncu Tümen Komutanı olarak burada
görevlendirilir. 1 Haziran 1915 de albaylığa yükselir. 9 Ağustos 1915 de Anafartalar
Gurup Komutanlığı’na getirilir. Emri altında üç kolordu vardır. 10 Aralık 1915 e kadar
bu görevde kalır ve Çanakkale’de zaferi sağlayan komutan olarak ulusal
tarihimizdeki yerini alır.
Öte yanda da İngiliz Savaş Komitesi’nin birlikleri, 23 Nisan 1915 de Gelibolu
Yarımadası’na çıkarma yaparak kara taarruzuna başlar. Bu kara muharebeleri sekiz
ay on dört gün sürecek ve 8 Ocak 1916 da, bir kez daha yenik düşerek Çanakkale’yi
karadan da geçemeyeceklerdir.
Kara muharebelerinin kahramanları da dünya savaş tarihindeki onurlu yerlerini
aldılar. Arıburnu’na çıkartma yapan düşmanın Çimentepe’yi almasına geçit
vermeyen ama erinden komutanı Yarbay hüsnü Avni Beye kadar tümü şehit düşen
Çanakkale savunmasına yaklaşık yedi yüz bin Türk askeri katıldı. 55.127 Mehmetçik
şehit oldu. Yaralı sayısı 100.177dir. Düşman saflarında ise yaklaşık beş yüz elli bin
asker savaştı, yaklaşık 150.000 ölü ve kayıp verdi. Çanakkale’ye babalar ve oğullar,
aydınlar katıldı; hemen her ocaktan şehit, yaralı, kayıp verildi.
Mustafa Kemal’in tarih sahnesine çıktığı Çanakkale Zaferi, emperyalizmin yenildiği
Bağımsızlık Savaşımızın başlangıcı niteliğindedir. 19 Mayıs 1919 da başlayan
Bağımsızlık Savaşı’nda, Mustafa Kemal’in askerlikten istifa ederek komutayı üzerine
almasındaki gücün temelleri Çanakkale’de atılmıştır. Özgürlük, bağımsızlık, yurdu
savunma inancı ve gücü buradan başlayarak “Kurtuluş”a giden yolu açmıştır.
Mustafa Kemal’in Conkbayırı’nda, Elli Yedinci Alay’a verdiği, “Ben size taarruzu
değil, ölmeyi emrediyorum! Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde, yerimizi
başka kuvvetler ve kumandanlar alabilir!” emri zaferi getirmiştir.
Osmanlı Devleti, dört yıl süren Birinci Dünya Savaşı’nda kaybedince savaşın
galipleri Çanakkale ve İstanbul’u işgal etmişlerdir. Ama devamındaki Bağımsızlık
Savaşı’nı biz kazandığımızda da “geldikleri gibi gitmişlerdir.”
On sekiz Mart yıldönümlerinde, deniz ve kara savaşlarının birlikte anıldığı
“Çanakkale Günü”nde, şimdilerdeki “Şehitler Günü”nde, bir araya geliyor,
şehitlerimizi ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü saygıyla anıyoruz. 1934 yılı
kutlamalarında İçişleri Bakanı Şükrü Kaya’nın aktardığı Atatürk’ün Türk Milletine ve
dünyaya verdiği iletiyi duyuyoruz:
“Bu memleketin toprakları üzerinde kanlarını döken kahramanlar! Burada dost bir
vatan toprağındasınız. Huzur ve sükun içinde uyuyunuz. Sizler Mehmetçikle koyun
koyunasınız.
Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar! Gözyaşlarını dindiriniz.
Evlatlarınız bizim bağrımızdadır, huzur içindeler ve huzur içinde uyuyacaklardır.
Onlar bu toprakta canlarını verdikten sonra, artık bizim evlatlarımız olmuşlardır.”
Çanakkale Zaferi, Türk Milleti’nin ulusal destanıdır. Özgürlük ve bağımsızlık
bilincimiz, ulusal duyarlılığımız, coşkumuz ve şehitlerimiz için her yurttaşın bir kez
hatta birçok kez Çanakkale’yi görmesi, Çanakkale’yi unutmaması yurttaşlık görevi
olmalıdır.





