Kazanması gereken bir atın kaybetmesi kötü bir binicilik değildir!
Her ülkede aslında aynı. İddialı bir hele kupalı bir yarışsa ve favori at kazanmazsa ne olur? Elbette önce jokeyi sonra atı, sonra fiziksel koşullar eleştirilmeye başlanır. Özellikle sosyal medyadaki paylaşımlarla, sıkı sıkı sorgulanma başlar.
The Sun yazarı Mat Chapman bu tür paylaşımlara dikkat çekerek bunun tıklama tuzağı olduğunu söylüyor. Chapman, ” İster yazılı basın, ister görsel, isterse sosyal medya paylaşımlarında insanların beğeneceğini bildiğiniz bir şeyi, konu hakkında fazla düşünmeden yazarsınız.” diyor.
At yarışını futbol yorumcusu gibi yorumlamak
Chapman medyadaki bazı gazetecilerin at yarışlarını yorumlarken futbol maçını yorumlama biçeminde anlatımlarına şöyle eleştiriyor;
‘En düşük ortak paydada gazetecilik’.
Bir bakıma ben de aynısını yapıyorum burada!
İnsanların yazdıklarımı beğenmeyeceğini ve sadece sorunun tipik bir örneği olduğumu söyleyeceğini biliyorum. Sadece gülümsemeniz gerekiyor.
Ama ben bu konuyu tartışabilecek kadar iyi bir konumdayım.
Mevcut rollerimde yarışları derinlemesine analiz etmem nadirdir. Ancak on yıl önce yaptığım tek şey buydu.
Ve yarış analizlerini futboldaki analizlerle karşılaştırdım.
Bu makalelerin neden sadece tıklama tuzağı olduğunun özünde yazarın temelde şu var: “Bence falan kötü bir koşuydu, o yüzden siz de öyle düşünmelisiniz. Eğer düşünmüyorsanız yanılıyorsunuz.”
Elbette herkesin aslında istediği şey, birinin inanması gerektiğini düşündüğü şey yerine, kendisinin inandığı şeyi söyleyen bir yorumcudur..
Ancak mesele bundan da öte, asıl mesele şu: Kötü bir yarış nedir?
Kötü bir biniş, çoğu kişinin kazanması gerektiğini düşündüğü bir biniş midir, örneğin? Elbette hayır.
Atlar birçok nedenden dolayı kazanamazlar. Bir binici sadece şanssız olabilir, koşusunu bir saniye veya birkaç adım geç zamanlayabilir veya beklemeyi yapamazlar?
Futbol terimleriyle, daha iyi performans göstermesi gereken her atı eleştirmek, doğrudan başka bir oyuncuya gitmeyen her pasın kötü pas olduğunu söylemek gibi bir şey olurdu.
Bir futbol yorumcusu 90 dakika boyunca aynı şeyi tekrar tekrar söylerdi.
Bir gün tuttuğun atın açıkça kazanacağı, pek çok mantıklı nedene dayandırılabilecek bir yorum.
Bir futbolcu sol üst köşeden kurtarılması imkansız bir penaltı atsa, hepimiz bunun iyi bir penaltı olduğunu kabul eder miyiz?
Buna karşılık, eğer bir kaleci hareketsiz duruyorsa ve penaltıyı atan oyuncu topu kalecinin ellerine bırakıyorsa, sanırım hepimiz bunun kötü bir penaltı olduğu konusunda hemfikir oluruz?
Peki ilk senaryoda, top kalecinin parmak uçlarına yaklaştıkça hangi aşamada kötü penaltıya dönüşüyor?
İyi ile kötü arasında pek çok derece var ve bu dereceler arasında da pek çok mantık yürütülüyor.
Bir uzman olarak ben her zaman gördüğümü söyledim.
Bence tüm uzmanların yapması gereken budur.
Eğer sosyal medya veya bazı gazeteciler buna katılmıyorsa, öyle olsun.
Ama bu izleyiciye karşı gerçek olmaktır. Kitlelerin hissettiklerine tepki vermekten çok daha dürüsttür.
Bana göre gerçekten kötü bir yarış, atın hiç yarışa sokulmamış gibi görünmesidir.
Bir jokeyin bir yer için pes ettiği bir durum.
Jokeyinin açıkça çok hızlı gittiği bir durum.
Ve evet, bazen bir atın kazanması gerekirken kazanmadığı oluyor – ve olanların neden gerçekleştiğine dair hiçbir sebep- düşünemiyorum.
Kazanması gereken bir atın kaybetmesi kötü bir binicilik eseri değildir.
*
Sorumlu bir şekilde bahis oynamayı unutmayın
Sorumlş bir yarışsever şu kişidir:
- Oynamadan önce zaman ve parasal sınırlar belirler
- Sadece kaybetmeyi göze alabilecekleri parayla bahis yaparlar
- Kayıplarının peşinden asla koşmaz
- Üzgün, öfkeli veya depresif olduklarında kumar oynamazlar





