Moğolistan’daki Mezarda En Eski ‘Gerçek’ Eyer Keşfedildi
Moğolistan’daki eski bir mezarda sıradışı bir şekilde korunmuş, demir üzengili ahşap çerçeveli eyer türünün en eski örneği olabilir. Bu yenilikçi eyer, arkeologlara Orta Çağ atlı savaşlarının kökenlerine dair ipuçları verebilir.
Antiquity dergisinde yayımlanan çalışmada uluslararası bir arkeolog ekibi, daha önce bir mağara mezarından yağmalanan boyalı eyerin detaylarını anlattı.
Moğolistan’daki eski bir mezarda sıradışı bir şekilde korunmuş, demir üzengili ahşap çerçeveli eyer türünün en eski örneği olabilir. Bu yenilikçi eyer, arkeologlara Orta Çağ atlı savaşlarının kökenlerine dair ipuçları verebilir.
Antiquity dergisinde yayımlanan çalışmada uluslararası bir arkeolog ekibi, daha önce bir mağara mezarından yağmalanan boyalı eyerin detaylarını anlattı.
Mezardaki insan kalıntılarının radyokarbon tarihlemesi ve at derisi eyer örneği, bunun MS 420 civarına tarihlendiğini gösteriyor ve bu da onu dünyada bilinen en eski çerçeveli eyer yapıyor.
Araştırmacılar, “Çalışmamız, eyer ve üzenginin erken gelişimi ve yayılmasında Doğu Bozkırının önemli bir rol oynadığı ihtimalini gündeme getiriyor.” diyor.
Modern atlar ilk kez MÖ 2000 civarında Batı ve Orta Asya’da evcilleştirildi ve göçebe biniciler onları hızla mobil yaşam tarzlarını desteklemek için kullandılar. Yaylar ve oklarla donanmış insanlar, atın yelesini tutarken atı bacaklarıyla kavradıklarından, ilk binicilik esasen eyersizdi. Birkaç yüzyıl içinde, kuzey bozkırlarında dolaşan insanlar dizginleri ve gemleri icat ettiler ve MÖ 1000 civarında yumuşak bir yastık üzerinde biniciliğe geçtiler.Ancak süvari teçhizatının önemli bir parçası olan üzengilerle tamamlanan sert eyerler çok daha yeni bir buluş. Bunların ne zaman ortaya çıktıklarına dair doğrudan kanıtlar arkeologların gözünden kaçtı çünkü organik materyal bozkırın sert ikliminde her zaman iyi korunamıyor.5 yılında polis, Moğolistan Ulusal Müzesi’ndeki arkeologlara, ülkenin batı kesimindeki Khovd eyaleti yakınlarındaki Urd Ulaan Uneet’teki bir mağara mezarının yağmalandığını bildirdi.Polis, her iki tarafı deri kayışlarla siyah ve kırmızıya boyanmış huş ağacından bir eyer, bir demir matkap, ahşap okçuluk ekipmanı ve mumyalanmış at kalıntıları da dahil olmak üzere çok sayıda kalıntıya el koydu. Ayrıca koyun ve porsuk derisinden giysiler giyerek gömülen bir adamın kemiklerine de el koydular. Mezar kısa sürede “atlıların mağarası” olarak anılmaya başlandı.

(arkeofili)





